“Evinizde mükemmel bir dünya yaratamayacağınızı anlamalısınız.”
2 ay önce başladığımız inceleme dizisine bir aylık bir aradan sonra kaldığımız yerden devam ediyoruz. “Nevermore” albümü ile çıkış yapan NM “Politics of Ecstasy” ile vitesi yükseltiyor. Bu albümde denetim ve kontrol programlarından geçirilen insanın hem kendine hem de dünya üzerinde yaşanan birçok olaya karşı nefretini ve isyanını duyacak ve okuyacaksınız. Hayatınızda kaos ve isyan eksik olmasın.
In Memory EP’si ile aynı yılda çıkan The Politics of Ecstasy ile Nevermore, 1990’lı yılların en iyi metal albümlerinden birine imza attı. Albümün ilk saniyesinden son saniyesine kadar her yanı ile yaratıcılığın sınırlarına dayanmış beş adet müzisyen; aynı anda hem karmaşık hem de melodik olmak gibi olağanüstü bir özelliğe sahip besteler; gerçekten ‘dişe dokunur’ şeylerden bahseden eleştirel-alaycı-gerçekçi-felsefi şarkı sözleri ve tek tek bakıldığında bile insanın aklında kalıcı, birlikte şarkı söyletici ve aynı zamanda da kendine hayran bıraktırıcı şarkılar kendilerini gösterirler. Albümde tek bir sıkıcı, tek bir gereksiz ayrıntıya yer yoktur. Başından sonuna kadar ‘profesyonelce hazırlanmış/düzenlenmiş ‘amatör’ metal şarkıları ile Nevermore, tüm metal tarihinin en iyi albümlerinden birini yaratmıştır. Warrel Dane’in vokalleri gittikçe çok daha melodik, melankolik ve sert olmayı başarmış; Jeff Loomis-Pat O’Brien’dan oluşan gitar duosu nasıl olmuşsa hem bu kadar teknik hem de bu kadar melodik altyapıları hazırlamış; Jeff Sheppard-Van Williams ritim bölümü ise, albümü bir bas-çift kros cennetine çevirmişlerdir. Gerçek bir başyapıt sıfatını sonuna kadar hak eden albümde, beni en çok etkileyen şey ise ‘öfke’ denilen duygunun, bu kadar melodik bestelerle nasıl bu kadar net verilebildiği sırrı olmuştur.
The Seven Tongues of God “Tanrının Yedi Dili”
Her insan soracaktır bu soruları ve her insan iftiranın ve kaybın acısını çekecektir Her gün ölürsün biraz daha, yani anla artık değişimi. Ve dudak bükmeden seç kendi yolunu. Tanrının yedi dili var kafamda ve benimle kadim bir DNA dizaynında konuşuyorlar. Ben görmedim Tanrıyı, sen görmedin Tanrıyı.Albümün tümünde sorgulanacak olan insan-tanrı-teknoloji (dijital akıl) kavramları, öfkeli bir grubun, öfkeli bir şarkısı ile delik deşik edilmektedir. NM, “Nevermore” albümünün birkaç bölümünde işaret ettiği Timothy Lear figürünü ve düşüncelerini albümün açılış parçasından itibaren işlediği görülmektedir. Şarkının adı aynı kişiye ait “The Politics of Ecstasy” kitabının ilk bölümünden alınmaktadır.
This Sacrament “Bu Ayin”
Bugün orada dünya kontrol dışı ve hala o düzende kıpırdaman duran bu oyundaki oyuncularız. Belki hiçbirimiz neyin gerçek olduğunu bilmiyoruz. Hiçbir sınırlama yoktur mağara duvarlarında, sinir hücreleri açılırken oyun kaybolup başlar.Belki hiç bilmiyoruz, belki duyduklarımızı biliyoruz. Asla amaçsızca akıntıya karşı yüklenme. Akıntıyı hisset ve solmuş düşüncelerimize izin ver, biz tekrar var olacağız. Bu ayin başladı.
Teknolojinin ve endüstrinin gelişimi ile her şey evrim geçirirken dinlerde yüzyıla ayak uydurmak için “kendi içinde evrim” geçirdiği bilinmektedir. Şarkı klasik Hristiyan dini törenlerini eleştirmesinin yanında kaybolan ve yok olan fikir ve düşüncelere de işaret etmektedir.
The Tiananmen Men “Tiananmen Adamı”
1989 yılının 5 Haziran’ıydı, silahsızdı ama aklına koymuştu. Direniş vardı Tiananmen Meydanı’ndaki tanklara doğrultulmuş namlusunun ucunda Ve orada durdu: Kontrol etmek için, manipüle etmek için, medyaydı onun güç-kölesi Dünyanın onu izlediğini biliyordu, bir planı olduğunu biliyordu; Tiananmen Meydanı’ndaki güçlü tiranlığa karşı koymak gibi Kendinden geçmiş gençlik özgürlük ile yıkanmıştı; Demokrasiydi istedikleri; Tiananmen adamlarının bir planı vardı: Medyayı manipüle et… Tiananmen adamının hareketi sibernetik-jestti.
1989 yılının 4 Haziran’ında Çin’in ‘Ebedi Barış’ (Tian’anmen) Meydanı’nda yaşanan olaylar hakkında yazılan bir şarkı. Yaşanan olayların başlangıç noktası, Çin Komünist Partisi’nin yönetimi altındaki hükümetin siyasi yozlaşma içinde olduğunu ve baskıcı bir tutum takındığını, 1978’den bu yana ekonomik reformların fazla ileri gittiğini ve bunun sonucunda enflasyonun ve proletaryanın yaşamını tehdit eden işsizliğin artması olarak gösterilmektedir.
İlk gösteriler, Deng reformlarının yeterince ileri gitmediğine ve Çin’in siyasal sisteminin reformdan geçmesi gerektiğine inanan öğrencilerden ve aydınlardan gelse de, kısa zamanda reformların fazla ileri gittiğine inanan kentli işçileri de içine aldı. Bu durumun nedeni protestoların öncülerinin yozlaşma üzerine yoğunlaşmalarıydı ki bu iki grubu birleştirdi.
Protestolar Deng Xiaoping’in, Mao’nun kurduğu sistemi esnetecek tarzda, siyasi liberalleşmeyi ve Pazar ekonomisine tedrici geçişi öngören bir dizi siyasi reform yapılması sebebi ile başladı. Reformlardaki ücretlendirmelerin entelektüelleri gelirlerini olumsuz yönde etkilemesi ve öğrencilerden aldıkları destek ile farklı bir noktaya ulaştı. Sosyalist rejim içerisinde gelinen endişe verici durumu protesto etmek amacı ile başlayan süreç demokrasi yanlılarının elinde sosyalizm karşıtı bir harekete dönüştü.
Protestolar sırasında gelişen olaylardan bazıları; Tiananmen Meydanı’nda Enternasyonal marşının öğrenciler tarafından söylenmesi; Çatışmalarda öncü öğrenciler tarafından öğrencilere, askerlere karşı Molotof kokteylinin kullanılmaması; Ölümün kıyısındaki öğrencilerin askerlere “bizi neden öldürüyorsunuz?” yakarışları.
Sosyalizm yanlıları ve demokrasi havarileri protestoların ortak noktasında buluştular. Ve sonucunda demokrasi havarileri (aydın ve entelektüel) kişisel kazançlarını toplumun çıkarı önüne koymaları yüzünden binlerce Maoist şehit oldu.
Olayları yansıtan fotoğraf, sibernetik ‘in insanoğlunu nasıl etkilediğini göstermekte ve şarkıda buna vurgu yapılmaktadır.
Precognition “Ön biliş”
Jeff Loomis’in eline bir akustik, bir de elektrik gitar alması; her ikisine de bolca Latin sosu katması ile albümdeki tek enstrümantal parça özelliğini korumaktadır.
42147 “Nisan 21/1947”
Reddedişimle can çekişiyorum, mantığım parçalanıyor, bu samimi yolculuğa çıkıyorum, Zihnim ile Gündüz gördüğüm akışkan rüyalarım gibi düşüncelerim, ılık kafa karışıklığımın sahillerini Islatıyorlar; bu güzel düzensizlikle var oluyorum. Başka bir dünya, bu bir geçiş miydi? Ve yavaşça dönüyorum bildiğime, sürekli bir değişimde spiraller çiziyorum; Ne yarattım ben? Deney bitti.
21 Nisan 1947 tarihinde biyolojik silahları ve beyin yıkama yöntemlerini uygulama alanına alan ABD, 1947 yılında CIA’nın kurulmasıyla bir dizi zihin kontrol projesinin ilkini başlattı. ABD ‘ye getirilen Nazi doktorlar da bu projelerde yer alacaktı. Manhattan Projesi adı altında atom bombasını geliştiren hükümet gizli projeler konusunda büyük tecrübe kazanmıştı. Zihin kontrol deneylerinde insanların kullanıldığı bu programların kod adları, ”CHATTER, BLUEBIRD, ARTICHOKE, MKULTRA, MKSEARCH ve MKDELTA” idi.
The Learning “Öğreniş”
Düşünüyorum öyleyse varım, yaşarım ve merak ederim, duygularımı paylaşmaya programlamışım ve hiç din görmüyorum. Daire asla bitmez, gayede yüzler asla değişmez. Daire asla yalan söylemez, ama yine de gizler hayatımı. Bilirim makineyim, şan seseri rüyada öğrenirim, dijitalleştirilmiş pişmanlık içinde. Ben inkarını yeniden dinlerim, ihanetini yeniden yaşarım. Daire asla bitmez, gayede yüzler asla değişmez. Eğitim şimdi başlıyor, formumu yetkisiz kılarak Bilgisayar daha bilinçli olabilir mi? Makineler bedeni taklit ederken ben öğreniyorum İndir, Denetle, Analiz et İnsan makineleştiğinde, masumiyet kaybolur, yeni bir çağ başlar. Bu felsefede bir soruyu da gündeme getiriyor Makineler bilinçli bir varlık gibi düşünebilir mi? Makineler yine de hissederek öğrenir Ben uyanmış olduğumda dünya asla eskisi gibi olmayacak Ve zamanı değiştirmek kısa bir süre elinizin altında.
Warrel Dane’in aklından geçenler insan ile makinenin kombinasyonunun ufak bir distopyasıdır. Algoritmik insan beyni, Nevermore’un distopyasında, bu müziğin üzerinde o kadar şık durur ki, insan düşünmeden edemez, bu albümün de bir algoritması olup olmadığını. Ancak yanıt bellidir. Yalnızca bir ‘insan’ tekniği, melodi ile birleştirebilecektir veya yalnızca bir insan gerçek ‘müzik’ yapabilecektir. Nevermore, bu insanlardan oluşur. Gerçek müzisyenlerden meydana gelir.
Kaynakça:
Rock Sözlüğü – Metin Solmaz (Pan Yayıncılık)
Wikipedia – http://en.wikipedia.org/wiki/Nevermore
Encyclopaedia Metallum – http://www.metal-archives.com/
