Bir Arayış Hikâyesi ; Nevermore “95”

English: USAmerican progressive metal band Nev...

* Özgür Bir Dünya İçin Kaldıraç Dergisinde Yayınlanmıştır.

Sizlere uzun zamandan beri takip ettiğim “Nevermore[i] grubunu tanıtıp, dünden bugüne dek uzanan albümlerini inceleme fırsatı bulacağız.

Güftelerinde konu aldıkları temalar genellikle din, politika eleştirisi, insanlığın piyasalaşması, köleleşmesi ve bunun doğurduğu psikolojik sorunlar, yabancılaşmanın getirdiği insanların kendilerini-birbirlerini sevmemesi ve yükselen teknoloji ile doğru orantılı olarak insanlığın makineleşmesi şeklinde açıklayabiliriz. Son albümlerinde ise kürtaj hakkı ve ölüm cezası üzerine birer şarkısı olduğunu hatırlatalım.

NM’un türünü anlamak için grubun felsefesini anlamak gerek öncelikle. NM tepeden tırnağa anarşist, yer yer de komünist ve nihilist düşünceleri barındırmaktadır. Tam da yapmak istediklerini yapıyorlar, içlerinden ne geliyorsa onu notalara ve dizelere yansıtıyorlar. Bunları sağlamak için de büyük bir entellektüelite gerekiyor haliyle. Bilhassa Jeff ve Warrel dünya müzikleri ve ideolojilerini, inançlarını derinlemesine inceleyen müzisyenler. Hatta Warrel Dane 5-6 oktav arasındaki sesi ve aldığı opera eğitimi ile bir tenor ve amatör düzeyde edebiyatla uğraşan bir yazar. Bunların yanına Warrel’in eski kız arkadaşının nişanlısının Amerikan ‘kabusu’nun yan etkilerinden din-merkezli tarikatlardan birine katıldıktan sonra aniden ortadan kayboluşunu (ve büyük ihtimalle de ölümünü) eklersek ortaya çıkan psikoloji ve ideolojinin oluşumunu anlayabiliriz. Jeff Loomis ise klasik müzikten Anadolu müziklerine ve hatta oryantale kadar, Mozart gibi klasik müzik dehalarını inceleyen bir virtüöz.

Müzikal olarak NM güfte yazımlarında işledikleri konuları baz alırsak “Thrash Metal”, bestelerini incelediğimizde ise Heavy Metal’in bir alt türevi olan “Progressive Metal[ii] ‘in unsurlarını kullandıklarını görüyoruz.

NM bir daha asla olmadan önce “Sanctuary” adı altında müzik piyasasının yeraltısı olarak ifade edilen “underground “ camiada vuku buldu. Sığınak ismi ile müzik çalışmalarına başlayan Dane, Sheppard ikilisine canlı konserlerde de Loomis eşlik ediyordu. 1986-90 yılları arasında grup 2 albüm, 1 demo ve 1 E.P. ile varlığına devam etti. NM’dan pek farklı olmayacak Sanctuary güftelerinde toplumsal yozlaşma, insanlığı konu alan temaları işliyorlardı.

Grup 1992 yılında dağılır. NM olarak toparlanması da aynı senenin sonlarına tekabül eder. Dane, Sheppard, Loomis’in yanına şu sıralar ne yaptığı (belki de yaşadığı) bilinmeyen Mark Arrington eklenerek NM temelleri atılmış olur. 92’den bu yana birçok müzisyen kısa ve uzun zaman dilimleri içerisinde NM’ da yer aldı. Şu an sayılabilecekler arasında Cannibal Corpse‘da çalan Pat O’Brien, eski Megadeth gitaristi Chris Broderick ve bir dönem Testament gitaristliği yapmış Steve Smyth yer alanlar arasındaydı. Gelip gidenleri saymazsak 94’te Van Williams’ın davul koltuğuna oturması ile grup bugüne kadar ana kadro olarak varlığını sürdürmektedir. Ana kadro 4 kişiden oluşmasına rağmen ve çift gitar üzerinden beste yazımları gerçekleştiği için canlı konserlerde Atilla Vörös okey masasına yancı olarak katılır. NM 92’de “Utopia” ve 94’de “1994 Demo” adında çıkardığı demo albümler 95’de çıkacak “Nevermore” albümünün habercisiydi elbette.

Bu yazı dizisinde NM’un 90’lardan bu yana süre gelen albümlerini inceleme ve neler anlattıklarını okuma fırsatı bulacağız. Şarkılarda Edgar Allan Poe’dan, Timothy Lear’a ve birçok yazarı hikaye ve alıntılarını okuyarak keşfedeceğiz.

Yer Nevermore,  yıl -1995- ve “Kimse yarının ne getireceğini bilmiyor” diye başlar Warrel Dane, an itibariyle on yedi yıllık NM macerasına.

Klişe tabirle ‘kendi adını taşıyan ilk albüm’lerinde NM, klasik bir heavy/thrash metal örneği verir. Şarkılara bolca yerleştirilen thrash riffleri[iii] ile Loomis, son derece parlak bir gitar performansı sergilerken, şarkıların upper-mid-temposunu, son derece çekici sololar ve leadlerle[iv] süsler. Jim Sheppard’ın yarı-dominant bas gitarı, Van Williams’ın (ve dört şarkıda da Mark Arrington’ın) sağlam davul partisyonları ile birlikte ritim kısmını oluşturur. Şarkılar, önceki iki demodan alınmadır ve değişen tek şey Neil Kernon’ın zamanı-için tek kelimeyle aşmış prodüksiyonu ve oluşturulan kaliteli müzik ile kademe atlamıştır. Tüm bunlara rağmen itiraf etmek gerekir ki, daha sonra Japon basımına eklenen şarkıları saysak dahi, NM, Nevermore’un en zayıf albümüdür. Herhangi bir grubun üçüncü hatta dördüncü albümünde yakalayabildiği bütünlüğü yakalaması, bestelerin başarısı ve müzisyenlerin performansı hatırına dinlenmeyi hak eder ama söz konusu NM olunca, çıtanın yüksekliği de kaçınılmazdır!

What Tomorrow Knows “Yarın Ne Bilinir”

“Hataların cildin gibi aşınıyorsa
Eğer dünyada hiç doğmamayı dilediysen ; Ayağa kalk, sen geçmişinden kaçamazsın.
Ancak aptallar geldikleri yeri unutmaya çalışır
Körü körüne acıda utanç vardır; Pişmanlığın içindeki, ses ile umudu bul.
Zihnindeki görüntü belli
Daha fazla renk solmayacak.
Hayatı açıkça görmek , asla pişman olmamak için
Zaman ayırın, zaman yaratın”

 İnsanların hatalarıyla yüzleşme korkularını ve varlık-yokluk durumlarına da yine hatalarına olan tutumlarının sebep olduğu söyleniyor. Hataların getirdiği acı ve hüzünler özeleştiri yapamayacağı, farkına varmak ve o farkındalığın içinde hakikati ve umudu aramanın önemli olduğu vurgulanıyor. Somut yapılması gereken şey; zaman ayırmaktır yaşama ve ideallere..

Chrome Black Future “Krom Kara Gelecek”

“Ve eğer bu şekilde yaşamayı tercih ediyorsan 
Sen gidene kadar sayılı günlerini sayacağım
Ve eğer bu şekilde yaşamayı tercih ediyorsan
Gittiğinde hiç gözyaşı dökmemiş olacağım.”

Albümdeki en öne çıkan, en teknik ve aynı zamanda en melodik şarkılardan bir tanesi.  Jeff Loomis ileride yapabileceklerine dair kısa bir özet geçmekte ve dinleyeni büyülemektedir. Şarkı acıyı dindirmek için denebilecek yollardan dem vurur, yaşamın nasıl yaşanılması gerektiğini kişinin kendi kararına bırakırken, eleştiri hakkını karşıdakinde saklı tutar.

The Sanity Assassin “Aklı Başında Suikastçı”

“Aklı aç adam görüyor musun? 
Asla kendini araman için bir düşe sahip olma; Günahın düşünce biçiminde;
O kör zihinleri sütte yaşattı, hayali denize hükmetmek için.
Çizilen çizgilerin dışında hayaller kurmaktan korkma.
Kendi aklındaki resmi çizmekten korkma.
Korkma, yolun acının yolu değil. Korkma, rüyalar ölümlü değil”

Warrel Dane’in çok tuhaf bir aksanla söylediği ‘assassin’ların arasında, NM’un denemeyi çok sevdiği türden lower-mid-tempo bir heavy metal şarkısı. Ne bir ballad[v] ne de bir headbanger[vi]. Şarkının adı “Sanity Assasin” olarak araştırdığımda ulaştığım yer FEMA[vii] (Federal Emergency Management Agency) oldu.

Garden of Gray  “Gri Bahçe”

“Ay bahçe ortasında yükseldiğinde,
o zaman sana geleceğim
İt üzümü gözlerinde çiçekler açtığında günahlarımı dök.
Orman melekler korusu gibi şarkılar söylediğinde, ben daha yakınına geleceğim”

Bana göre albümün açık ara en iyi şarkısı. Muhteşem bir açılışa (bir grup tarikat mensubunun ‘hu’ çektiği bir sahneyi andırıyor), mükemmel bir gitar riffine, harika sözlere (“hislerimin bana şarkı söylemesini istiyorum”) ve iyi bir soloyo sahiptir. Warrel Dane, Nevermore kariyerindeki ilk highlight[viii]’ını bu şarkıda gösterir. Bir de şarkıda geçen ‘The Politics of Ecstacy’[ix] sözü ile bir sonraki albümü müjdelediğini ekleyelim. Sözler itibari ile açık ara bir aşk şarkısı olduğunu belli ediyor.

Sea of Possibilities  “İhtimaller Denizinde”

“Benimle gel,
ihtimaller denizine yelken aç.
Sıvı karma[x], seni korkutmak istemem,
Ama gelecek taşa yazılmadı.”

Son derece sıradan bir şarkı olmasına rağmen, bence bu albümdeki en progresif şarkıdır. Şarkının 02:26-03:33 arasındaki bölümü, gelecekteki NM albümleri hakkında ufak ve gerçekten çok etkileyici ipuçları sunar. Jeff Loomis gitarda resmen döktürür. NM progresifliğinin etkileyici yanlarından biri olmasa da, ilk örneği olması açısından önemlidir. Şarkının son kıtası Hinduizm ve Budizm’in yasalarından biri olan karma yasasına hitaben yazılmış.

The Hurting Words “Acıtan Sözler”

“Bazen kendimden nefret ediyorum,
sendeki şeylerden nefret ettiğim için.
Ve şimdi hiçbir kelime yok işte,
bir şeyleri düzeltip, yaralarımı saracak.”

Nevermore’un her albümüne sıkıştırdığı heavy metal balladlarının ilk örneğidir.. Warrel Dane’in çok iyi bir şarkıcı olduğunu kanıtlaması haricinde, balladların NM müziğindeki yeri konusunda fazla emin değilim açıkçası.

Timothy Leary[xi]

“Denizin karşı kıyısından gelen bir bilge,
LSD felsefesi arayışında.
Kalbini ve aklını açarak, insanlığın iyiliğini bulur.
Ruhunuzu çıkartın ve kurtuluş sizsiniz.
İnan rüyaların da öfkesi seçilmiş.”
 
“Uyu bakalım çocuk, rüya gör.”

1960’ların karşıt-kültür ikonlarından, LSD’nin mucidi, zihin açmak amaçlı uyuşturucu kullanımı taraftarı Timothy Leary’yi “arayan” Warrel Dane, kendi deyimiyle ‘LSD felsefesi’ adı altında Leary’i anıyor. Ancak şarkıyı gerçek önemine taşıyan 02:17’de başlayan riff ve üzerindeki olağanüstü solo ile Jeff Loomis oluyor.

Godmoney  “ParaTanrısı “

“Paranı İsa’ya gönder, sonsuz hayatını postadan al!
Aklını yönelt, altüst olursun
Size anlattıklarında, ona inanmayın.
“O” Tanrı bile paraya ihtiyaç duyar,
Tanrının senin parana ihtiyacı vardır.”

Warrel Dane’den son derece naif ve bir o kadar da samimi bir Hristiyanlık ve din eleştirisi. Tanrının bile paraya ihtiyacı olduğuna inanmamaları için insanlığa çağrı. Ve elbette tüm şarkıya yayılan müthiş gitar melodileri. Loomis ile Dane rekabeti bu kez berabere gözüküyor.

Ve böylelikle Nevermore, bir ilk olma misyonunu tamamlıyor. Metal dünyasına, sağlam, ekstrası olmayan ancak büyük ümit veren Nevermore müziğini insanlıkla tanıştırıyor. Dünyanın göreceği daha çok şey var, ama bu, bir başlangıç için yeterlinin de ötesinde!


[i] Edgar Allan Poe’nun 1845′te yazdığı “The Raven” şiirinde sürekli olarak her kıtanın ardında söylediği söz.

[ii] 1960’ların son yıllarında İngiltere’de ortaya çıkan bir rock türüdür. Avrupa klasik müziği motiflerinden yararlanılarak ve rock kalıplarıyla yapılır. Sözler de müzik kadar önem taşır. Müzikte virtüözlük ön plandadır.

[iii] Rock’da kullanışı daha çok, bir enstrümanda yada vokalde, çalınanın dışına çıkabilen küçük “takılma” lardır.

[iv]  Ritim

[v] Müzikte terim olarak kullanılması 12. yüzyıla kadar uzanır. 12. yüzyılda güney İtalya halkının söylediği kısa dans şarkısını anlatır. Daha sonraları halk müziği karakterleri taşıyan, “sanatsal” müziğin zıddı olarak daha basit ve solo bir müziği tanımlamaya başlamıştır.

[vi] Kafayı bir yukarı bir aşağı sallayarak, harekete verilen addır. Boyun kaslarını geliştirmeye ve eğlenmeye yarar.

[vii] Federal Acil Durum Yönetim Teşkilatı olan FEMA, milli güvenlik tehlikeye girdiğinde seçimsiz milli hükümet olarak yönetimi devir alacak birimdir. ABD’de bulunan 600′den fazla toplama kampının işletiminden sorumlu olan kurum.

[viii] En önemli , göze çarpan bölüm.

[ix]  “Politics of Ecstasy” isimli kitabın yazarı Timotyh Lear’dır.

[x] Budizm ve Hinduizmde insanın iyi veya kötü kaderinin dünyaya daha önce gelişinde yaptığı iyi veya kötü hareketlerinin sonucu olduğunu savunan öğreti.

[xi] Timothy Francis Leary (22 Ekim 1920-31 Mayıs 1996) ABD’li yazar, ruhbilimci ve bilgisayar yazılımcısı. Karşıt kültür ikonu olarak özellikle LSD başta olmak üzere psikotrop (uyuşturucu) maddelerinin araştırılması ve kullanımını savunmuştur. “Turn on, tune it, drop out.” olarak bilinen sloganıyla anılmaktadır.

Kaynakça:

Rock Sözlüğü – Metin Solmaz (Pan Yayıncılık)

Rock Çağı – Alain Dister (YKY Yayınları)

Ekşi Sözlük – http://www.eksisozluk.com

Wikipedia – http://en.wikipedia.org/wiki/Nevermore

Encyclopaedia Metallum – http://www.metal-archives.com/

Music Might – http://www.musicmight.com