* Özgür Bir Dünya İçin Kaldıraç Dergisinde Yayınlanmıştır.
Futbol tamamen kendine özgü.
Bir bütün dünya. Bir evren.
Futbolu seviyorum çünkü oynamak için yetenekli olmalısınız.
Özgürlüktür!
Futbol özgürlüktür!
(Bob Marley – 1979)
Bob Marley aslında futbolu en ilkel haliyle seviyordu. Topa vur gitsin. Turnede ya da kayıt için stüdyoya kapandığı dönemde hemen her gün top oynar ve televizyonda futbol maçları izlermiş. Brezilya’dan Santos FC taraftarı ve Santos’ta 15 yaşında oynamaya başlayan Pele hayranıymış.
Derler ki, 1970 yılında başkent Rio de Janerio’ya gerçekleştirdiği bir Brezilya yolculuğunda, Bob Marley; Ariola plak şirketinden müzisyenler, Brezilyalı sokak çocukları ve 1970 Dünya Kupası kadrosunda da yer alan Brezilya Milli Takım oyuncusu Paoulo Cesar’ın da olduğu bir maça katılmış. Maçtan önce Marley’e Pele’nin forma numarası olan 10 numaralı Santos forması hediye edildi. Bob Marley gülümseyerek sırtına formayı geçirirken, şöyle dediği duyuldu: “Ben de Pele gibi, sahanın her yerinde oynayabilirim.”
Marley’nin bir başka favori oyuncusu da, Arjantinli Ossie Ardiles’di.
Bob Marley’nin en yakın arkadaşlarından biri de Allan éSkilly” Cole idi. 1960llar sonu, 70ler başında Jamaika’nın en önemli futbolcuları arasında yer alan Skilly, futbolu bırakmadan önce, Rastafari yaşam stili nedeniyle oynadığı takımdan kovulmuştu.
“Futboldan daha çok müziği seviyorum. Eğer önce futbolu sevseydim bu biraz tehlikeli olurdu. Çünkü futbol oldukça şiddet yüklü. Eğer biri gelip de seni indirirse, savaş duygularını açığa çıkarıyor!”
Bob Marley’in uzun ve ünlü turnelerindeki en önemli şartlardan biri, herhangi bir futbol sahasına ulaşılabilir mesafede olmaktı. Çünkü Bob Marley, sık sık sahaya çıkıp, arkadaşlarıyla “top tepiyordu”.
Plak şirketindeki arkadaşları Marley’in futbol oyun stili hakkında şunları anlatıyor:
“Ondan topu almak, neredeyse imkânsızdı. Çünkü top bir şekilde hep ona gelirdi. Genel olarak orta saha oyuncusuydu, takım ona “Skipper/Kaptan” diye seslenirdi. Oldukça iyilerdi, Brezilya gibi oynarlardı…”
Anlaşılan o ki, Bob Marley’in futbolu da, dünyaya bakışı gibi renkli, keyif ve anlam yüklüydü. Modern futbola karşı renkli oyuna sahip çıkmıştı.
Bob Marley, İngiltere’de 1977 yılında Battersea Park’ta futbol oynarken, ayak başparmağında bir yara oluşur. Yara iltihap kapınca doktorlar kangren olmuş parmağının kesilmesini ister ancak Bob Marley hem sahnedeki performansının düşeceğini hem de Rasta anlayışına ters olacağını söyleyip ameliyatı kabul etmez.
Böylece, futbolu çok seven Bob Marley, yine top oynarken açılan yarası nedeniyle, bu dünyadaki yaşamını sonlandırdı. Marley, Les Paul Gibson gitarı, marihuanası, bir İncil ve bir futbol topuyla gömüldü. Ölürken, oğlu Ziggy Marley’e son sözleri “Para hayatı satın alamaz” oldu. Bugün, Bob Marley’in anısına hala parklarda top koşturan neşeli çocukları da görünce, modern futbolun amortismanlar, hisse senetleri ve futbolcu değerleriyle ölçülen dünyasında, Bob Marley’in sözleri, taşlanacağını bile bile deplasman kovalayanların gülümsemesine neden oluyor.